Afrika Pazarı Hakkında Düşünceler ve Deneyimler

afrika-kitasi-harita
Uzun zamandır yazmayı planladığım fakat iş güç bahanesiyle bir türlü yazamadığım Afrika pazarı ile ilgili seyahat notlarımı yazıya dökmenin zamanının geldiğini düşünüyorum. Umarım bu kıta ile ilgili pazar konusunda hedefleri olan arkadaşlar için bu yazım biraz olsun rehber niteliği taşır. Özellikle söylemek gerekirse ben daha çok seyahat, insanlar ve temel gündelik yaşamdan kesitler sunmaya çalışacağım.
Afrika'da Nijerya, Kenya, Gana, Uganda, Cezayir, Tunus, Fas, Libya, Mısır, Mauritius, Güney Afrika ve Etiyopya olmak üzere 12 ülkeye 30'dan fazla seyahat gerçekleştirdim. Afrika gerçekten çok farklı tecrübeler edindiğim biraz maceralı, biraz tehlikeli, biraz da insanları nedeniyle keyifli bir kıta diyebilirim.

Öncelikle bu pazarda hedefleri olan ve bu kıtadaki ülkelere seyahat etmeyi planlayan arkadaşların (İstanbul'da iseler Karaköy'deki) Seyahat Sağlığı Merkezi'ne gitmelerini ve almaları gereken ilaçları almalarını ve gerekli görülen aşılar varsa yaptırmalarını öneririm. Tabi bunu her ülke için aslında yapmak gerekir fakat konu Afrika olursa kesinlikle burayı atlamamanızı öneririm.

Açıkçası ben ülke ülke yazı yazmak istiyordum fakat öncesinde Afrika pazarına giriş hakkında ön bir bilgi olması açısından genel bir yazı yazmaya karar verdim.

Ülkemizden Afrika'nın çok sayıda ülkesine direk uçak seferleri olması açısından çok şanslıyız, çünkü gerçekten Afrika ülkelerine seyahat hem uzun hem de yorucu. Özellikle ülke girişlerinde çok fazla beklemeniz gerekebilir.

Afrika tarihte olduğu kadar şu an için de birçok ülkenin hedefleri arasında. Tabi bunun hem politik hem de ekonomik sebepleri var. Herkesin tahmin edeceği üzere petrol rezervleri nedeniyle Afrika'dan ithal edilen ürünler arasında ilk sırada petrol geliyor ki Afrika'dan toplam ithal edilen ürünler içindeki payı 2017 istatistiki rakamlara bakılırsa hemen hemen %10'dur. Afrika'nın ithal ettiği ürünlere bakarsak, yine hemen hemen aynı oranda her tür makina grubuna girebilecek bütün aletler, sonrasında elektrikli ve elektronik aletler, kara nakil taşıtlar vs. en başta gelmektedir.

Her ne kadar Afrika'da büyük taleplerin çoğu bu ilk sıradaki ürünlere gibi gözükse de Afrika'ya her şey satılabilir. Terlik satarak zengin olabilirsiniz, iç çamaşırı satarak zengin olabilirsiniz, çünkü nüfus özellikle Nijerya gibi ülkelerde çok fazla. Ama burada önemli olan sağlam ve sürdürülebilir bir işbirliği sağlamanızdır.

Afrika ülkelerinde başarılı olmak için ilk olarak hedef olarak gördüğünüz pazarda konuşulan dili iyi bilmeniz gerekir.

Kuzey Afrika ülkelerinde Fransızca, Güneydeki ülkelerde İngilizce ve Portekizce gibi diller konuşuluyor. Bilmiyorsanız da illa ki bu işi yapıyorsanız İngilizce biliyorsunuzdur ve bu bazen yeterli olabiliyor ki ben sadece İngilizce biliyorum ve Fransızca konuşulan ülkelerde iyi satışlar yaptım.

Burada başarılı olmada ikinci bir husus ise müşterilerinizle aranızda kurduğunuz samimi ilişkilerdir. Gerçekten burada müşteriler sizi samimi ve ahlaki açıdan tatminkâr bulduklarında sizi bırakmazlar. Bu hususta başarılı olmak da bu bölge insanının karakteristik özelliğini öğrenmekten geçiyor.

Diğer bir husus ise heryerde olduğu gibi tabiki doğru ürün, doğru müşteri ve doğru zamanlama. Afrika kıtasına çok fazla talep olması dolayısıyla maalesef burada çok fazla rekabet olduğunu söylemek gerekiyor, ama güzel haber Türk malları burada Avrupa malları ile özdeş bir kalitede olarak tutuluyor. Burada çoğunlukla rakip olarak görebileceğiniz çok fazla Hintli ve Çinli milletlerden insanlar var. Her ne kadar Çin malları uygun olarak düşünülse de, Afrika'da Çin malları çok yüksek vergilere tabi tutuluyor. Bu durumda siz avantajlı oluyorsunuz.

Müşterilerinizi seçmede biraz dikkatli olmakta fayda var. Sizi oyalamaya çalışan, vaktinizi boşa harcayan insanlar olabilir. Herkes için geçerli olmasa da bazen söz verilen görüşmelerde bile müşterinizi yerinde bulamayabilirsiniz, hatta sizi telefonla aramayı bile gerek görmeyebilir.

İhracatlar deniz yolu ve havayolu ile yapılabilse de, havayolunun maliyetli olması dolayısıyla deniz yolu daha çok tercih ediliyor. Deniz yolu yüklemelerde dikkat etmeniz gereken, ihracat yapılacak ülke için gerekli olabilecek denetim (inspection) belgesidir. Mesela Nijerya için Soncap Sertifikası gerekmektedir. Angola, Gabon, Fildişi Sahilleri, Kongo gibi ülkeler için Electronic Cargo Tracking Note gerekmektedir ve bu belgeler de Türkiye'deki acentelerden alınabilir. İhracat yapacağınız ülkelerdeki müşterileriniz ile sipariş aşamasında bu konuları konuşmanız gerekmektedir.

Afrika kıtasındaki ülkelere seyahat öncesi otel seçimine dikkat etmekte fayda var. Rezervasyon yapacağınız sitelerde daha önce kalan kişilerin yorumlarına bakmanızı öneririm. Daha önce söylediğim, yapılması gereken aşı ile herşey bitmiyor. Yanınızda sineksavar ilaç veya tabletler almanızı öneririm. Kaldığım bir otelde kertenkele cinsi bir hayvan dahi görmüştüm. O nedenle otel seçimini iyi yapmanızı öneririm.

Yeme ve içme konuları da Afrika ülkelerinde çok dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir konu. Sadece Etiyopya'da yediklerimden dolayı sıkıntı yaşamış, Türkiye'ye geldiğimde hastaneye gitmişliğim vardır. İyi bir otel seçimi kadar yeme ve içme konusunda dikkatli olmanız gerekiyor. Birçok Afrika ülkelerinde Türk lokantaları var ve gerçekten başarılılar diyebilirim.

Ülke için seyahatlerde kaldığınız otelin taksilerini kullanmanız güvenliğiniz açısından önemlidir. Bu konularda tehlikeli ülke olarak Nijerya örnek verilebilir. Bilmediğiniz taksi sizi kaçırabilir ve firmanızdan fidye isteyebilir. O nedenle şiddetle dikkat etmeniz gerekiyor. En son Nijerya, Gana ve Kenya seyahatimde ben Uber kullandım; gerçekten hem çok uygun oldu hem de güvenilir oldu diyebilirim. Ama siz yine de otele ait taksileri kullanmanızda fayda var. En azından içiniz rahat olur.

İş dışında belki haftasonları Mısır, Kenya, Gana, Güney Afrika ve Mauritius gibi ülkelere gitmiş iseniz, seyahatinizin çok daha keyifli geçeceğini söyleyebilirim. Özellikle Kenya, Tanzanya ve Güney Afrika ülkelerinde safariye katılabilir, belgesellerde gördüğünüz hayvanların avlanmalarını dahi kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Ya da Mauritius gibi bir adaya gitmiş iseniz Hint Okyanusunda mükemmel sahilleri olan bir adada yüzebilirsiniz. Mısır'da, Giza şehrine gidip Piramitleri görüp çevresinde atla gezinti yapabilirsiniz. Yine bu ülkelere gitmeden, boş zamanlarınızda gezebileceğiniz ve farklı tecrübeler edineceğiniz yerleri araştırmanızda, hatta müşterilerinize sormanızda fayda var.

Sonuç olarak ilk yazımda Afrika kıtası ile ilgili genel başlıklı konulara değinmek istedim. Ayrıntılı olarak ülke bazlı yazılarımı vakit bulduğum müddetçe yazmaya devam edeceğim. Eğer ki yeni bir ürünle yola çıkmış ve henüz ürününüz için tutundurduğunuz bir pazarınız yoksa Afrika ile başlamak bence size bir doping etkisi yaratacaktır ve yine şunu unutmamak gerekir ki Afrika kesinlikle Türk Malları için pazarda tutunabileceğiniz ve sizi başarıya götürebilecek bir pazardır.
Online Para Kazanmanın Kanıtlanmış Yolu
Çok Ülkeye Satış mı, Yoksa Birden Çok Satış mı?

İlgili Yazılar

 

Yorumlar (13)

  1. Sunay MEMET AGA

Güzel yazınınzı için teşekkür ederim. Ülke bazlı deneyimlerinizi paylaşmanızı sabırsızlıkla bekliyorum.

  Ek Dosyaları
 
  1. Nail Bilensoy

Teşekkür Ederim Mehmet Bey.

  Ek Dosyaları
 
  1. İzzet Duru

Nail bey,

İlk olarak güzel bir yazı olmuş teşekkürler. Tecrübeler her zaman, dış ticaret alanına girecek ve/veya devam eden arkadaşlar için güzel bir yol gösterme oluyor. Özelikle aşı olayı kişinin kendi sağlığı için önem arz etmektedir. Bunu...

Nail bey,

İlk olarak güzel bir yazı olmuş teşekkürler. Tecrübeler her zaman, dış ticaret alanına girecek ve/veya devam eden arkadaşlar için güzel bir yol gösterme oluyor. Özelikle aşı olayı kişinin kendi sağlığı için önem arz etmektedir. Bunu atlamak, kişide oraya gittiği zaman (tabi her bölgesinde olmuyor ama yine de yaptırmak gereklidir diyelim) bünyeye de bağlı olarak etkileyebiliyor (Bu arada; bir yerde tuzlada tersanelerin bulunduğu bölgede mevcuttur- özelikle "sarı hummaya" karşı aşıyı yaptırmanızı tavsiye ederim). Birkaç türüne karşı kendinizi korursunuz, yine de hepsine karşı olmaz

İkinci olarak, yazınızı biraz daha detaylandırabilseydiniz daha iyi olurdu, sanırım bir adım öteye geçmekte tereddüt ettiğinizi düşünüyorum. Çünkü gerçekten yazınızda Afrika o kadar çokta eskisi gibi bütün ürünler için başarı sağlayan yerler de görünmüyor. Türk ürünlerinin popüler olduğu doğrudur, ama çeşitli ihracatçı firmalarımızın yapmış oldukları (ucuz ürün çok satar mantığı içinde) basit davranışlar nedeniyle bazı Afrika ülkelerinde çokta iyi bir karnemiz olduğu söylenemez. Burada politik etkenlerde önemli, özelikle (şimdi ismini kullanmak istemiyorum) belli gurupların bölgede birçok projelerde ister aracılık isterse de direkt girdikleri için ne yazık ki etkileri çok büyük. Buda bizim geçmiş yıllarda olan kendi politik çekişmelerimiz - hatalı güvenceler - yüzünden kayıplarımızdan biridir). Diğer bir deyişle, genel olarak iyi olmamız yanında, geçmişte firmalarımızın ve bu sözde grupların yapmış olduklarından (ve yapmaya devam ediyorlar), ürünlerimiz talep görse de, istenilen seviyede olamıyor.

Son olarak, dilde sanırım "olafça" etkisini belirtmeyi atladınız, Fransızca etkisi doğrudur, ama adamlar kendi aralarında birkaç kelimesini kullanıyor ve devamında olafça ya dönüyorlar. Bahsettiğim bölgeler daha çok batı - orta Afrika - ve güney afrikaya indikçe olan ülkeler ve doğu kısmı (Arap kökenli olan ülkeler hariç, tabi köken olarak bahsettiğim bölgelerden gelmiyorsa). Hepsi ingilizceyi biliyor, sadece sizi zorlamak için bilmiyoruz derler (Buda sömürgecilik zamanından gelme kendilerini koruma içgüdüsüdür). Ticaret olarak (Tunus - Fastan başlayarak) Batı bölgeleri Nijeryaya kadar (belli bir kısmı da dahil) birkaç kuşak önce yerleşen "Lübnanlıların" (1. dünya savaşı öncesi başlar yerleşmeleri - Osmanlının politik stratejisi) elindedir.

Sonuç olarak; yazınızı daha detaylandırmanızı görmek isterim ve devamını bekliyorum.

Saygılar dilerim...

Devamını oku
  Ek Dosyaları
 
  1. Zafer Yılmaz    İzzet Duru

İzzet Bey,
"Olafça"dan daha önce de bir yazınızda bahsetmiştiniz. O zaman da sormak istiyordum. Kelimenin İngilizce karşılığı nedir acaba? Bir ara incelemek isterim.

  Ek Dosyaları
 
  1. İzzet Duru    Zafer Yılmaz

Zafer Bey;

Olafça genel anlamda kullanılan bir "slang" tarzı kelimedir. Olafça daha çok bizim orada yerleşip yaşayan Türklerin bu dile verdikleri genel bir tanımdır.

Afirka da 2.000 nin üzerinde dil kullanılmaktadır. Birbirlerine çok...

Zafer Bey;

Olafça genel anlamda kullanılan bir "slang" tarzı kelimedir. Olafça daha çok bizim orada yerleşip yaşayan Türklerin bu dile verdikleri genel bir tanımdır.

Afirka da 2.000 nin üzerinde dil kullanılmaktadır. Birbirlerine çok benzemekle beraber lehçe ve kullanım alanı değişkenliği göstermektedir. Aşağıda paylaştığım bilgiler, birkaç yıl öncesi okuduğum bir makalenin benzerinin TR versiyonunu görebilirsiniz ve kendimin de birebir tecrübelerim doğrultusunda bunları da teyit ettim.

Sorun şurada, genel anlamda bu diller kulaktan kulağa geçmekte ve gerek anlamında kendileri de tam olarak belli bir dili konuştukları da söylenemez. Çoğu Afrikalı (Yerli halk), Fransızca, İspanyolca veya İngilizce konuşmaya başladıkları zaman, bu dilleri de çok iyi bilmediklerinden dolayı, "olafça" tarzına dönmektedir.

https://spidervis.files.wordpress.com/2012/07/africa_languages.jpg

"En yaygın kullanılanları Hausa, Swahili, ve Yoruba’dır. Dahalo, Laal, ve Shabo gibi diğerlerine de çok nadir rastlanır, çünkü sadece birkaç yüz insan tarafından kullanılmaktadırlar. Çoğu Afrika dili birbirleriyle alakasız iken önemli bir kısmının 4 dil ailesine ayrıldığı söylenmektedir. Afro-Asyatik, Khoisan, Nijer-Kongo ve Nil-Sahra.

Khoisan veya Khoesaan, dilleri genellikle Angola, Botsvana ve Namibya olarak isimlendirilen, Afrika’nın güneybatı kesiminde konuşulmaktadır. Büyük olasılıkla 50 adet veya daha fazla dil bu aileden. Üstelik önemli bir kısmı da eşsiz klik sesleriyle, farklı tonlar kullanmakta. Belki görmüşseniz şu gırtlaktan çıkardıkları bir nevi notayla anlaşma meselesi. En büyük Khoisan dili Namibya’da konuşulan Nama. Haillom (Namibya) ve Sandawe (Tanzanya) de yine bu dil ailesine bağlıdır. Khoisan ailesi bir bütün olarak düşünüldüğünde, ölmekte olan bir dil ailesidir.

Nijer-Kongo dil ailesi, Afrika’da konuşulan diller arasında en fazla sayıya sahip olandır. Bu ailede yaklaşık olarak 400 farklı dil bulunur ve 500 milyondan fazla insan tarafından konuşulmaktadır. Bir dilbilimci ve Afrika antropoloğu olan Joseph Greenberg, 1950’de yaptığı dil sınıflandırması ve tipolojide Nijer-Kordofan dil ailesinin Nijer-Kongo dil ailesine katılmasını önermiştir. Böylece Nijer-Kongo ailesi son derece genişlemiştir. Bu aile içerisindeki en yaygın dillerden bazıları; İbo (Nijerya), Swahili (Tanzanya), Yoruba (Nijerya) ve Zulu (Güney Afrika).

Nil-Sahra dil ailesine giren yaklaşık 100 adet dil ve bu dilleri konuşan 10 milyondan fazla Afrikalı bulunmaktadır. Nil-Sahra dilleri özellikle Afrika merkezinde Burkina Faso, Mısır, Kenya, Nijer, Nijerya, Sudan, Tanzanya ve Uganda dahil olmak üzere 15’in üzerinde ülke tarafından temsil edilmektedir. Bazı önemli Nil-Sahra dilleri; Dinka (Sudan), Kanuri (Nijerya) ve Luo veya Dholuo (Kenya)."

Saygılar.....

Devamını oku
  Ek Dosyaları
 
  1. Nail Bilensoy

İzzet bey,

Öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim.

Sarı humma aşısını 2012 yılında oldum, malesef ilk Afrika tecrübem Nijerya ya giderken kimse beni bu konuda uyarmamıştı. Kenya’ya giderken ilgili kuruma gidip başka aşılarla birlikte Sarı...

İzzet bey,

Öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim.

Sarı humma aşısını 2012 yılında oldum, malesef ilk Afrika tecrübem Nijerya ya giderken kimse beni bu konuda uyarmamıştı. Kenya’ya giderken ilgili kuruma gidip başka aşılarla birlikte Sarı Humma aşısını oldum ve ilgili karneyi teslim aldım. Her ne kadar bu aşılar yapılsa da zaman içerisinde bağışıklık kazanıldığı unutulmamalıdır. Her zaman için Afrikaya gidecek kişinin kendi önlemlerini alması, gerek yediklerine gerekse de konakladığı yerler açısından kendine dikkat etmesi elzemdir.

İzzet bey, ilk yazımın ilk paragraflarında da belirttiğim üzere ülke ülke olarak ayrıntılı yazma niyetim vardı ama ilk etapta Afrika pazarı için bir giriş mahiyetinde genel bir önsöz yazmak istedim. Detaylı diyecebileceğim yazıları, ülke bazlı olarak , yazacağımı da son paragrafta belirttim, yani bu konuda tererddüt etme gibi bir durum yok.

Kesinlike Türk firmaların yanlış politikalar uyguladığı konusunda sizinle hem fikirim, bu konuda ben de muzdarip olmuşluğum var ve bu nedenle çoğu firmadan istifa etmişliğim var. Çünkü bazen herşey satış temsilcilerin elinde olmuyor, ürün sizin emeklerinizle bir şekilde satışla sonlandırılıyor, fakat sonrasında firmadan beklenen satış sonrası desteklerin yeteri kadar etkin olmaması nedeniyle o kadar emek verdiğin pazar araştırmalarınız bir bir ziyan edilebiliyor ki bunu ben malesef fazlasıyla tecrübe edindim. Ben açıkcası “ucuz ürün çok satar mantığı” ile ilgili bir politika nedeniyle Türk ihracatçılarının kötü bir karneye sahip olduğu konusundaki kanının diğer sorunlara nispeten çok daha az olduğu düşüncedeyim. Elbette var ama ben daha çok satış sonrası destek ve kalite konusunda çok sorun yaşadım. Ki ben bunu tek bir ürün gurubu için de söylemiyorum. Ben Afrikaya sırayla Savunma Sanayi (Silah, Av Tüfeği), Kesintisiz Güç Kaynakları (UPS, Jeneratör , Regülatör STS), Inşaat Sektörü (Sandwich Panel) ve Makina ve farklı elektronik ürünlere ait yedek parça gibi farklı sektörlerde de tecrübe edindiğim oldu.
Ama her ne kadar bu sorunların varlığından bahsetsek de , yazımda da belirttiğim üzere Türkiye buradaki etkinliğini sürdürmesi, ve talebin sürekli artması (nüfus, ekonomik, ürün çeşitliliği gibi) nedeniyle Afrikaya ihracatı yıldan yıldan yıla arttırmış veya en azından bazı ürün gruplarında aynı seviyede tutmayı başarmıştır, bunu rakamlarla da görmek mümkündür, yani eskisi kadar bir talebin olmadığı doğru değildir. Bunu bizzet kendi müşterilerimden aldığım feedbackler de onaylıyor.

Kusura bakmayın son dediğiniz “Olafça” terimin manasını bilmiyorum. Ama dil konusunda yazımda da belirttiğim üzere, her ne kadar ingilizce dilinin dışında konuşulan ülkelerde de ingilizce konuşulabilir (kesinlikle görüşeceğiniz müşteride birilerinin ingilizce konuştuğunu bulabilirsiniz.) Ki ben sadece İngilizce biliyorum ben Fransızca konuşulan, Arapça konuşulan ve hatta Ispanyolca konuşulan Afrika ülkelere gittim ve buralarda iş bağladım. Afrika ülkeleri kesinlikle bir Avrupa ülkeleri gibi dillerini dikte eden, kendi dilleri olmazsa olmaz, gibi davranan ülkeler değil. Tam aksine onlar size her türlü misafirperverliği gösteren, size her anlamda yardımcı olmayı düşünen kişileri muhatap alabileceğinizi söyleyebilirim, böyle olunca "dil" unsuru çok daha arka planda kalıyor.

Değerli yorumlarınız için teşekkür eder, gelecekteki yazılarımla ilgili yorumlarınızı bekliyorum.

Saygılarımla

Nail

Devamını oku
  Ek Dosyaları
 
  1. İzzet Duru    Nail Bilensoy

Nail bey,

Zafer beyin sorusunun yanıtına "olafça" için lütfen bakınız.

Diğer yazılarınızı bekliyor olacağım.

Bu arada, yorumumun bir yerine dokunmadığınızı görüyorum ve üstelemiyorum. Sanırım dokunulmaması gereken etkenlerden biridir.

Saygıla...

Nail bey,

Zafer beyin sorusunun yanıtına "olafça" için lütfen bakınız.

Diğer yazılarınızı bekliyor olacağım.

Bu arada, yorumumun bir yerine dokunmadığınızı görüyorum ve üstelemiyorum. Sanırım dokunulmaması gereken etkenlerden biridir.

Saygılar...

Devamını oku
  Ek Dosyaları
  Yorum son olarak 3 ay kadar önce zamanında İzzet Duru tarafından düzenlendi İzzet Duru
  1. Mustafa EKiN

Emeğinize sağlık Nail bey, Ülkeler hakkında istatistik bilgilerinden ziyade tecrübe edilerek verilen bilgiler o tür ülkelere seyahat edecek arkadaşlara daha faydalı oluyor. Ülkeler hakkındaki yazınızı okumak için de sabırsızlanıyorum..

  Ek Dosyaları
 
  1. Nail Bilensoy    Mustafa EKiN

Mustafa Bey,

Teşekkür ederim, en yakın zamanda ilgili yazımı göndermeye çalışıcam. Gerçekten de özellike bu tarz ülkelerde daha önce tecrübesi olan arkadaşların paylaşımları, yol gösterici nitelikte...

  Ek Dosyaları
 
  1. ibrahim

Nail bey,

özellikle ülke bazlı yazılarınızı yazarken dolandırıcı firmalara karşı alınacak önlemleri yazarsanız sevinirim. Malum Afrika'da en sancılı konu güven bizde bu yüzden iş yapmaktan kaçınıyoruz.

  Ek Dosyaları
 
  1. Nail Bilensoy    ibrahim

Haklısınız İbrahim bey , fakat bu durumu Afrikanın hepsine mal etmemek gerekiyor. Nijerya , Kenya gibi ülkelerde dahi iyi güvenilir firmaları bulabiliyoruz, uzun vadeli olarak çalıştığım firmalar oldu. Tabi sahte çek gönderenler, verdiğiniz...

Haklısınız İbrahim bey , fakat bu durumu Afrikanın hepsine mal etmemek gerekiyor. Nijerya , Kenya gibi ülkelerde dahi iyi güvenilir firmaları bulabiliyoruz, uzun vadeli olarak çalıştığım firmalar oldu. Tabi sahte çek gönderenler, verdiğiniz krediyi zamanında ödemeyenler de oldu. Güven konusunda her zaman için ön koşul olarak kendi tedbirlerimizi almamız , bizi gelecekte zora sokacak ödeme koşullarını tercih etmemeliyiz. Mümkün olduğu kadar peşin çalışılmalı , ya da akreditif (Irrevocable LC), uzun vadeli olarak çalıştığınız firmalar içinse kredili olarak çalışılabilir, hatta banka garantisi alınabilir.
Bu konuya da mümkün olduğu kadar değinmeye çalışıcam.
Teşekkür Ederim

Devamını oku
  Ek Dosyaları
 
  1. Özkan Özkaya

Teşekkürler Nail Bey. Gidip gören ve gezen birinin ağzından yaşanmış tecrübeleri duymak farklı ve daha anlamlı oluyor. Afrika benim şahsen gönlümde her zaman gitmek istediğim bir yer. Belki bir gün nasip olur. Pazar olarak da çok fırsatları ve...

Teşekkürler Nail Bey. Gidip gören ve gezen birinin ağzından yaşanmış tecrübeleri duymak farklı ve daha anlamlı oluyor. Afrika benim şahsen gönlümde her zaman gitmek istediğim bir yer. Belki bir gün nasip olur. Pazar olarak da çok fırsatları ve avantajları içerisinde barındıran bir yer. Değerlendirmek gerekir.

Devamını oku
  Ek Dosyaları
 
  1. Nail Bilensoy    Özkan Özkaya

Özkan Bey Merhaba

Öncelikle teşekkür ederim. ben de sizin yazılarınızı takip ediyor, beğeniyorum
Afrika benim için hep gitmek istediğim bir yerde idi , ve gerçekten insanın aklında ne varsa buna yönelik çalışmaları, istekleri ve gayretleri...

Özkan Bey Merhaba

Öncelikle teşekkür ederim. ben de sizin yazılarınızı takip ediyor, beğeniyorum
Afrika benim için hep gitmek istediğim bir yerde idi , ve gerçekten insanın aklında ne varsa buna yönelik çalışmaları, istekleri ve gayretleri neticesinde karşınıza bir şekilde çıkıyor, nasip oluyor. Açıkçası çalıştığım firmalarda Afrikaya gitmek konusunda herkeste bir tereddütlük söz konusuydu, malum hastalıklar , hayat şartları vs.. kimse istemez oysaki yanılıyorlar. Ben ne zaman gitsem bütün ülkelerden özellikle Amerika, Almanya, Fransa ve İngiltereden insanlar hep oralarda , bir şekilde düzen kurmuş, hem o topraklarda bir nüfuz oluşturmuş hem de bunun neticesinde ticari faaliyetlerini yerleştirmişler. Bizde ise malesef geçkalmışlıklar var, ama yine de bizim ürünlere karşı bir beğeni bir talep her zaman var. O nedenle Özkan bey Afrikaya gitmelisiniz ben gitmeliyim herkes gitmeli ki daha etkin olalım...

Devamını oku
  Ek Dosyaları
 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın

Kadıköy, 34716, İstanbul, Türkiye

  • Email: editor@disticaretnet.com
  • Mobil: +90 530 408 7500
Telif Hakkı © 2014-2018 Dış Ticaret Net. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: DTN