Başarının Sırrı Nedir?

earl-nightingale Earl Nightingale
Başarının sırrını öğrenmek ister misiniz? O halde sizi Earl Nightingale ile tanıştırayım.

Earl Nightingale (1921-1989) Amerikalı radyo spikeri ve yazardır; çoğunlukla karakter gelişimi, motivasyon, başarı gibi konuları işlemiştir. Bu yüzden, kişisel gelişim edebiyatına doğru yelken açtığınızda Earl Nightingale ismini de mutlaka duyarsınız.
Earl Nightingale kariyerine ABD Deniz Piyade Kolordusuna bağlı görevli bir üye olarak başladı. 1941'de Japonların Pearl Harbor baskınında Arizona savaş gemisindeki hayatta kalan birkaç kişiden birisiydi. Deniz kuvvetlerine beş yıl daha hizmet ettikten sonra Earl eşi ile birlikte Chicago'ya yerleşti ve orada yıllarca meyvesini yiyeceği başarılı bir radyo kariyerinin zeminini attı. Earl radyo spikerliği işinde o kadar başarılı idi ki 1957'de daha 35 yaşında iken emekli oldu. Bu arada ise, bir sigorta şirketi satın almıştı ve zamanının çoğunu büyük başarılar elde etmeleri için satış personeline motive edici, cesaretlendirici, ilham verici konuşmalar yapmakla geçirmekteydi. Earl bir gün uzun süreli bir tatile çıkmak üzereydi. Satış yöneticisinin ısrarı üzerine, bir motivasyon konuşması hazırlayıp kayda aldı. Böylece uzun süreli yokluğunda satış personeli kayda aldığı mesajını dinleyebilecekti. Kayda aldığı bu mesajın etkisi o kadar büyük oldu ki kendi arkadaşları ve aileleri ile paylaşmak için personelin bitmek bilmeyen kopya istekleri oldu. Columbia Record konuşmanın kopyasını çıkararak bu isteklere kısa sürede cevap verdi ve kayıt bir milyonun üzerinde kopya satarak Gold Record ödülünü kazanan ilk konuşma kaydı oldu.

Earl Nightingale'ın 1956 yılında kayda aldığı ve En Tuhaf Sır (The Strangest Secret) ismini verdiği bu konuşmasının içerdiği mesaj yıllar geçse de değerini korumaya devam ediyor. Konuşma mesajına neden tuhaf ve neden sır dediğini açıklarken, Nightingale "Hiç de sır değil aslında" diyor. "Bu mesaj bazı ilk bilge insanlar tarafından dile getirildi ve İncil içerisinde de tekrar tekrar yer aldı. Fakat çok az insan bunu öğrendi ve anladı. Bu nedenle tuhaf ve yine bu nedenle, en az bunun kadar tuhaf bir nedenden ötürü, neredeyse bir sır olarak kalıyor."

En Tuhaf Sır'da Earl Nightingale bize başarının sırrını veriyor. Bu cömertliğin kıymeti büyük çoğunluk tarafından bilinmeyecek. Çünkü, kendisinin de konuşmasında ifade ettiği gibi, hazır gelen veya bir bedel ödemeden elde ettiğimiz şeyleri değersiz görme eğilimimiz var. Bu mesajın kıymetini bilecek azınlıktan olmamız ümidiyle, aşağıda Earl'in konuşmasından bazı pasajları seçerek yaptığım çevirimi ilginize sunuyorum. 

En Tuhaf Sır

Earl Nightingale

Başarı, değerli bir amacın sürekli ilerleyen bir biçimde gerçekleştirilmesidir. Eğer bir insan daha önceden karar verilmiş bir amaca doğru çalışıyorsa ve nereye gittiğini biliyorsa, o insan bir başarıdır. Eğer bunu yapmıyorsa, o bir başarısızlıktır. Başarı, değerli bir amacın sürekli ilerleyen bir biçimde gerçekleştirilmesidir.

Saygın psikiyatrist Rollo May "İnsanın Kendini Arayışı" isimli harika bir kitap yazmıştır ve bu kitapta der ki, cesaretin toplumumuzdaki zıddı korkaklık değil, uymaktır. Ve işte günümüzde probleminiz budur, uymak. İnsanlar nedenini bilmeden diğerleri gibi davranıyor, diğerlerinin nereye gittiğini bilmeden.

Şimdi başarı tanımımıza geri dönelim. Kim başarılı olur? Başarılı olan tek kişi değerli bir amacı sürekli ilerleyen bir biçimde gerçekleştiren kişidir. Bu kişi, bu olacağım deyip bu amaca doğru çalışmaya başlayan kişidir.

20 yıldır bir insanın kaderini belirleyecek anahtarı aradım. Mantıklı bir çerçeve dahilinde tahmin edebileceğimiz, geleceği bir potansiyele dönüştüren böyle bir anahtar var mıydı, bilmek istedim. Kişiyi başarılı yapan bir anahtar var mıydı eğer ki kişi bu anahtardan haberdar olsa ve onu nasıl kullanacağını bilse?

Evet, böyle bir anahtar var ve ben onu buldum. Hiç merak ettiniz mi neden bu kadar çok insan belirli herhangi bir şey başarmaksızın öylesine çok ve ciddi çalışıyorlar ve diğerleri çok çalışıyor görünmüyorlar ama buna rağmen her şeyi elde ediyor görünüyorlar? Onların sihirli bir dokunuşları var. Başarılı birileri hakkında söylenenleri işitmişsinizdir. Onların dokunduğu her şey altın olur ve dikkat ettiniz mi bir kez başarılı olan başarılı olmaya devam eder. Öte yandan, bir insan başarısız ise başarısızlığa devam etme eğilimindedir. Çünkü bu amaçlardan dolayıdır. Bazılarının amaçları vardır, bazılarının yoktur.

Amaçları olan insanlar başarılı oluyorlar çünkü nereye gideceklerini biliyorlar. Limandan ayrılan bir gemiyi düşünün şimdi ve onun tüm yolculuğunun haritalanıp planlandığını düşünün. Kaptan ve mürettebat geminin tam olarak nereye gittiğini ve yolculuğun ne kadar süreceğini biliyor. Onun belli bir amacı var. 10.000'de 9.999, o gemi ulaşmaya çıktığı yere ulaşacaktır.

Şimdi başka bir gemiyi ele alalım, aynı birincisi gibi, sadece buna mürettebat ve dümenine de bir kaptan koymayalım. Buna hedef bir rota da vermeyelim. Amaç yok, yazgı yok. Sadece motoru çalıştırıp gitmesine izin veriyoruz. Benimle hemfikir olacağınızı düşünüyorum, eğer limandan çıksa bile, ya batacak ya da terk edilmiş bir kumsalda enkaz olacaktır. Herhangi bir yere gidemez çünkü ne yönü var, ne rehberi.

Durum insan için de aynısıdır.

Şimdi dünyadaki en tuhaf sırra geri dönelim, bugün size anlatmak istediğim hikâyeye. Neden amaçları olan insanlar hayatta başarılı oluyorken amaçsız olanlar başarısız oluyor. Size bir şey söyleyeyim; eğer bunu gerçekten anlamanız halinde, bu şey hayatınızı derhal değiştirecektir. Bu andan itibaren size söyleyeceğim şeyi tamamen anlamanız halinde, hayatınız hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Birden sanki şans size doğru çekiliyormuş gibi hissedeceksiniz. İstediğiniz şeyler sanki sıraya giriyormuş gibi görünecek ve önceden yaşadığınız endişeleriniz, problemleriniz olmayacak. Şüphe, korku, bunlar geçmişe ait şeyler olacak.

İşte başarının anahtarı ve başarısızlığın da. Biz düşündüğümüz şey oluruz. Tekrar söylüyorum. Biz düşündüğümüz şey oluruz.

Somut ve değerli bir amacı düşünen birisi ona ulaşacaktır çünkü bu hakkında düşündüğü şeydir ve biz düşündüğümüz şey oluruz. Tam tersine, amacı olmayan birisi, nereye gittiğini bilmeyen birisi ve bu nedenle de onun düşünceleri kafa karışıklığı, endişe ve korku olacak ve düşündüğü şeye dönüşecektir. Hayatı zorluklar, korku ve endişe olacaktır. Şayet o hiçbir şey düşünmüyorsa, o hiçbir şey olacaktır.

Peki, bu nasıl çalışır? Neden düşündüğümüz şey oluruz. Bunun nasıl çalıştığını bildiğim kadarıyla size söyleyeceğim. Bunu yapabilmek için, insan zihni ile paralellik gösteren bir durum hakkında konuşacağım. Varsayın ki bir çiftçinin bir arazisi var; güzel verimli bir arazi. Şimdi arazi çiftçiye bir seçim verir. Çiftçi bu araziye ne dilerse onu eker, arazi bunu umursamaz. Karar vermek çiftçiye kalmış bir şeydir. Şimdi hatırlayın, insan zihnini arazi ile karşılaştırıyoruz. Çünkü zihin, arazi gibi içine ne ektiğinizi umursamıyor. Ne ekerseniz size onu verecek ama ne ektiğinizle ilgilenmiyor.

Diyelim ki çiftçinin elinde iki tohum var. Birisi mısır tohumu, diğeri ise ölümcül zehiri olan bir bitki. Toprağa iki küçük çukur kazar ve her iki tohumu da eker. Biri mısır, diğeri ise zehirli bitki. Çukurları kapar, sular ve arazi ile ilgilenir ve sonunda ne olur.

Her zaman için, arazi ne ekildiyse onu verir. İncil'de yazıldığı gibi, ne ekersen onu biçersin.

İnsan zihni bir arazi ile kıyaslanmayacak ölçüde verimli, muhteşem ve gizemli fakat aynı şekilde çalışıyor. Ne ektiğimizi umursamıyor – başarı veya başarısızlık. Somut değerli bir amaç veya kafa karışıklığı, korku, endişe ve benzeri, fakat ektiğimiz şeyi bize geri verecektir.

Öyleyse şimdi karar verin; istediğiniz şey nedir? Amacınızı zihninize ekin. Bu, tüm hayatınız boyunca alacağınız en önemli karar olacaktır. Yapmanız gereken tek şey o tohumu zihninize ekmeniz. İlgi gösterin ona. Amacınıza doğru düzenlice çalışın ve o bir gerçek olacaktır. Sadece olacak değil, olmaması için başka bir yol yoktur.

Bu bir yasadır, tıpkı Sir Issac Newton'un yerçekimi yasası gibi.

Rahat pozitif bir şekilde amacınızı düşünün. Zihninizde bu amacı sanki zaten başarmış gibi kendinizi resmedin. Amacınıza ulaştığınızda yapacağınız şeyleri yapıyor olarak görün kendinizi.

Her birimiz kendi düşüncelerimizin bir toplamıyız. Kendisi kabul etsin veya etmesin, birisi bulunduğu konumdadır çünkü gerçekte tam olarak o konumda olmak istemiştir. Her birimiz düşüncelerimizin meyvelerini yaşamalıyız. Bugün ve yarın, ertesi ay veya gelecek yıl ne düşündüğünüz gelecek hayatınızı şekillendirecek ve kaderinizi belirleyecektir. Zihniniz tarafından yönetiliyorsunuz.

Hatırlarım bir gün araba ile doğu Arizona içinden geçiyordum ve şu devasa toprak çıkarma makinelerinden birini gördüm. İnanılmaz kocaman bir makineydi. Ve en üstte onu süren ufak tefek bir adam vardı. O makinenin insan zihni ile olan benzerliği karşısında çarpıldım. Varsayın ki böylesi devasa bir enerji kaynağının kontrolünde oturuyorsunuz. Sırtınıza yaslanıp kollarınızı birbirine bağlayıp onun kendi kendini bir çukura sürmesine izin mi vereceksiniz, yoksa direksiyonu iki elinizle sıkıca tutup bu gücü belirli ve değerli bir amaca doğru kontrol edip yönlendirecek misiniz? Bu size kalmış. Şoför koltuğunda oturan sizsiniz.

En Tuhaf Sırrı Hayatımıza Nasıl Uygularız?

Şimdi bu sırrı pratik bir teste tabi tutarak nasıl kendi hayatınızda kocaman getirilerin olacağını size açıklamak istiyorum. Sizin 30 gün sürecek bir test yapmanızı istiyorum. Bu kolay olmayacak. Eğer iyi bir deneme yaparsanız, hayatınızı daha iyiye doğru tamamen değiştirecek.

İyi hayata doğru çabamızda başarılı olmak için, bedel ödemeye hazır olmamız gerekir. Şimdi bu bedel nedir? Birçok şey. 

Birincisi, duygusal ve entelektüel olarak anlamak gerekir ki biz kelimenin tam anlamıyla düşündüğümüz şey oluruz ve hayatımızı kontrol etmek istiyorsak düşüncelerimizi kontrol etmeliyiz. Bu "ne ekersen onu birçersin"in tam olarak anlaşılmasıdır.

İkincisi, zihindeki zincirleri söküp atmak ve onun, ilahi olarak yapmaya tasarlandığı gibi, yükselmesine izin vermektir. Sınırlarınızın kendi kendinize bir dayatma olduğunun ve bugün sizin için fırsatların inanılmayacak kadar bol olduğunun fark edilmesidir. Dar zihinli küçük düşünme ve önyargılı halin üzerine çıkmadır.

Üçüncüsü, kendi problemleriniz üzerine olumlu bir şekilde düşünmeye kendinizi zorlamak için tüm cesaretinizi kullanın. Kendinize belirli ve açıkça tanımlanmış bir amaç edinin. Mucizevi zihninizin daha pozitif açılardan amaçlarınızı düşünmesini sağlayın. Hayal gücünüzün birçok farklı olası çözümler üzerinde özgürce dolaşmasına izin verin. Herhangi bir koşulun amacınızı gerçekleştirme yolunda resmi olarak sizi yenilgiye uğratacak güçte olduğuna inanmayı reddedin. Yolunuz açık olduğunda hızlıca ve kararlıca davranın ve sürekli şunun bilincinde olun ki siz şu anda, Russel Cromwell'in gösterdiği gibi, kendi elmas tarlanızın tam ortasında bulunuyorsunuz.

Dördüncüsü, kazandığınızın en az yüzde 10'unu biriktirin. Ayrıca hatırlamaktır ki mevcut işiniz ne olursa olsun bedelini ödemeye hazırsanız devasa fırsatlara sahip olduğudur.

Beşincisi, eylem. Onlar için eyleme geçmediğimiz müddetçe fikirlerin bir değeri yoktur.

Bir kart üzerine her şeyden çok istediğiniz şeyin ne olduğunu yazmanızı istiyorum.

Kartınıza özellikle ne istediğinizi yazın. Onun açık bir şekilde tanımlanmış ve tek bir amaç olduğundan emin olun. Bu kartı herhangi birine göstermenize gerek yok, fakat onu yanınızda taşıyın ki gün içerisinde birkaç kez bakabilesiniz. Her sabah uyandığınızda bu amacınızı neşeli, rahat ve pozitif bir tavırla düşünün ve anında çalışacağınız bir şey var, yataktan kalkacağınız bir şey, uğruna yaşayacağınız bir şey. Gün içerisinde yakaladığınız her fırsatta ve yatmadan hemen önce kartınıza bakın. Bakıyorken, hatırlayın siz düşündüğünüz şey olmalısınız ve amacınızı düşündüğünüzden, onu yakında gerçekleştireceksiniz, o sizindir. Aslında onu yazdığınız ve düşünmeye başladığınız anda o sizin olmuştur gerçekte.

Sizi korkutan şeyi düşünmeyi bırakın. Bilincinize her ne vakit korkutucu veya olumsuz bir düşünce geldiğinde, onu pozitif ve değerli amacınızın mental resmi ile değiştirin.

30 gün için zihninizin kontrolünü ele geçirmelisiniz. O sadece düşünmenize izin verdiğiniz şeyi düşünmeli. Bu 30 gün test süresince her gün, yapmanız zorunda olduğunuzdan daha fazlasını yapın. Neşeli pozitif bir görünümü sürdürmeye ilave olarak, kendinizden daha önce yaptığınızdan daha fazlasını verin. Bunu şunu bilerek yapın ki hayattaki getirileriniz ne verdiğinizle direkt bağlantılıdır. Çalışmaya yöneldiğiniz bir amaca karar verdiğiniz an, siz anında başarılı bir kişisiniz. Nereye gittiğini bilen başarılı ve nadir insanlar arasındasınız.

Amacınızı nasıl gerçekleştireceğinize dair çok fazla tasalanmayın. Bunu tamamen sizden daha büyük olan bir güce bırakın. Tek yapmanız gereken nereye gittiğinizi bilmektir.

Bütün ihtiyacınız olan amaç ve inanç. 30 gün için elinizden gelenin en iyisini yapın. Bir satış personeli iseniz örneğin, çabanızda daha önce yapmadığınız kadar öteye gidin. Aşırı meşgul bir tavırla değil, fakat iyi harcanmış bir zamanın hak ettiğinizin ve istediğinizin karşılığını bollukla vereceğinin sakin neşeli bir eminliğiyle yapın bunu.

Yapmak zorunda olduğunuz tüm şeyin amacınızı önünüzde tutmak olduğunu bilin. Diğer her şey kendi kendisi ile ilgilenecektir.

Hatırlayın, ektiğiniz şeyi biçersiniz. Eğer olumsuz düşünceler ekerseniz hayatınız olumsuz şeylerle dolu olur. Eğer pozitif düşünceler ekerseniz, hayatınız neşeli, başarılı ve pozitif olur.

30 gün testini yapın, sonra tekrar edin, sonra yine tekrar edin. Her seferinde bu sizin daha fazla bir parçanız haline gelecek, öyle ki başka türlü nasıl yaşayabilmiş olduğunuzu merak edeceksiniz. Bu yeni şekilde yaşayın ve bolluğun sel kapıları açılacak ve var olduğunu hayal bile etmediğiniz zenginlikleri üzerinize dökecek. Bugün başlayın. Kaybedecek bir şeyiniz yok. Fakat kazanacak koca bir hayatınız var.

Sahne Işıkları: Cömert Başlıkaya ile Tanışın
İhracat Nereye: Türkiye ve Denizli

İlgili Yazılar

 

Yorumlar (6)

  1. Büşra Şevval Köken

Elinize sağlık..

  Ek Dosyaları
 
  1. Zafer Yılmaz    Büşra Şevval Köken

Teşekkürler.

  Ek Dosyaları
 
  1. tahir doğan

Zafer bey gerçekten çok güzel bir yazı olmuş çok teşekkür ederiz emeğinize sağlık

  Ek Dosyaları
 
  1. Zafer Yılmaz    tahir doğan

Nazik yorumunuz için teşekkürler.

  Ek Dosyaları
 
  1. Hasan Akbaş

Elinize sağlık Zafer bey hakikaten fevkalade bir yazı olmuş.

  Ek Dosyaları
 
  1. Zafer Yılmaz    Hasan Akbaş

Teşekkürler, Hasan Bey. Beğendiğinize sevindim.

  Ek Dosyaları
 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın

Kadıköy, 34716, İstanbul, Türkiye

  • Email: editor@disticaretnet.com
  • Mobil: +90 530 408 7500
    Telif Hakkı © 2014-2018 Dış Ticaret Net. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: Storybey