İş Arayışı ve Başarı Merdivenlerini Tırmanmak

İş Arayışı ve Başarı Merdivenlerini Tırmanmak

​İşe Başvuran = İB 

İnsan Kaynakları Müdürü = İK 

İB - Ben ayda 10.000 dolar maaş isterim.

İK - Biz çalışanlarımıza zaten en az 15.000 dolar veriyoruz. 

İB - Şirket aracı olarak BMW istiyorum. 

İK - Biz çalışanlarımıza Jeep Cherokee veriyoruz. 

İB - Saat 10.00'da gelirim, 15.00'te çıkarım. 

İK - Bizim çalışanlarımız evden çalışır. 

İB - Yılda 1 ay tatil isterim. 

İK - Biz çalışanlarımıza 2 ay veriyoruz. 

İB – Antalya'da tatilimi geçirebileceğim bir yazlık… 

İK - Biz çalışanlarımızı Hawaii'ye gönderiyoruz. 

İB - ŞAKA YAPIYORSUNUZ! 

İK - AMA ÖNCE SİZ BAŞLATTINIZ!

​Yukarıdaki her ne kadar bir fıkra da olsa hakikat payı vardır. Herkes kendini değerli görmekte ve ona göre muamele istemektedir. Ama günümüz dünyasında kimse alternatifsiz değildir. Alternatifsizlik çalışan için olduğu kadar işveren için de geçerlidir. Piyasada pek çok işletme mevcut olup, çalışanlar seçim yapmakta özgürdürler. Fakat tabi ki bu noktada işverenler biraz daha avantajlıdır. Zira çalışan için hele ki yeni mezun biri için iş bulmak o kadar kolay değildir. Yıllarca okumuş, bir şeyler öğrenmiş birinin iş isteme hakkı vardır. Ama piyasa sadece okula bakmamaktadır. Başka artı değerleri aramakta, ekstra sahip olunan bilgi ve birikime değer vermektedir. İşveren için çalışanın işletmeye katacağı değerler önemli iken çalışan için ilk etapta işverenin vereceği net para önem taşımaktadır. Piyasa okulda öğretilen bilgi yığıntısından daha çok şeylere gereksinim duymaktadır (Yığıntı kelimesi çok hoş olmasa da maalesef bana göre durumu en iyi özetliyor). Okullarda verilen bilgiler çoğu kez gerçeklerle tam anlamıyla uyumlu olamamaktadır. 

Bir işveren için her çalışan işletmesindeki bir üretim faktörüdür. Normal şartlar altında üretimde kullanılan bir makine, bir hammadde gibi değerlendirilmektedir. Tabidir ki çalışanlar da bu tarz bir muameleye karşı çıkmakta, itiraz ederek kendilerine farklı gözle bakılmasını istemektedirler. 

Çalışan her ne kadar iktisat teorisinde bir üretim faktörü olarak görülse de aslında daha fazlasıdır. Günümüz işletmecilik anlayışında da beşeri sermaye olarak değerlendirilerek daha fazla önem atfedilen insan faktörü, bir işletme için en değerli kaynaktır. Zira insan makine gibi sabit bir seviyede çalışarak değer üretmez. Günlük 1 birim değer üreten bir varlık iken yeri gelir 10 birimlik değer üretebilir. Bir bilgisayar, işlemcisinin i3-i5i-i7 gibi sahip olduğu kapasiteye göre fiyatlandırılarak satışa sunulabilir. Ama insan emeğinin sabit bir değeri yoktur, olamaz. Evet, her ne kadar asgari bir değer–asgari ücret gibi bir değerlendirme yapılabilirse de insan çalışarak bu değerini katlayabilmekte-artırabilmektedir. Bilgisayar için upgrade etmek nasıl mümkün ise bir bireyin kendini geliştirerek değerini katlaması daha fazlasıyla mümkündür. Bu ise ancak kişinin kendine değer atfederek çok çalışması, gayret göstermesi ile gerçekleşebilir (Burada kişinin kendine DEĞER ATFETMESİ ifadesini önemsiyorum). Kimse kendini küçük görmesin ama sahip olduklarından fazlasına da tamah etmesin. 

Bu arada her zaman geçerli olan ama günümüzde değeri daha bir artan ve olmazsa olmaz olan okumak, yenilikleri takip etmek ayrıca önemlidir. Özellikle teknolojinin gelişmesi ile bilgiye ulaşma imkânı artmıştır. Ancak bilgiye ulaşmaktan daha önemlisi o bilgiyi değerlendirerek, kullanarak yeni bir nesne üretebilmek, yeni bir ÇIKTI elde edebilmektir. 

Son bir not; Başarılı olmak istiyorsanız… SEÇİM SİZİN… 

Not: Üstteki fıkra ve resim internetten alıntıdır.

İhracatçının Ekonomik Krizi Olmaz
İhracatta Müşteri Bulma Yolları Eğitimi

İlgili Yazılar

 

Yorumlar (1)

  1. Zafer Yılmaz

Güzel ve yerinde tavsiyeler içeren bir yazı. Teşekkürler.

  Ek Dosyaları
 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın
Telif Hakkı © 2014-2019 Dış Ticaret Net. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: ZY
Cron Job Starts