Yabancı Yatırımların Ülkelere Kattıkları ve Götürdükleri

Yabancı Yatırımların Ülkelere Kattıkları ve Götürdükleri

​Yabancı Doğrudan Yatırımlar (YDY), bir veya birden fazla uluslararası yatırımcının tamamına sahip olarak veya yerli bir veya birden fazla firma ile ortaklık halinde başka bir ülkede gerçekleştirdiği yatırımlardır. YDY, 1970 ve 1980'li yıllarda daha çok gelişmiş ülkeler arasında gerçekleşirken, 90'lı yıllarda gelişmekte olan ülkelere sıçramıştır, hatta teşvik edilmiştir. O yıllarda gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı borç krizi bunun temel nedenlerinin başında gelmektedir. Sonuçta, 1990'ların başında gelişmekte olan ülkelerin toplam yatırım hacmi içindeki payı %20'den az iken; bu oran, 1990'ların ortalarına doğru %40'lar seviyesine yükselmiştir (DPT, 2000: 1, 2).

​Türkiye'de de YDY'nin önemi 1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi'nin açış konuşmasında Atatürk, tarafından şöyle açıklanmıştır: "İktisat sahasında düşünürken ve konuşurken zannolunmasın ki biz yabancı sermayesine hasım bulunuyoruz. Hayır, bizim memleketimiz geniştir. Çok emek ve sermayeye ihtiyacımız vardır. Binaenaleyh kanunlarımıza uymak, saygı göstermek şartıyla yabancı sermayelerine lâzım gelen teminatı vermeye her zaman hazırız ve şayanı arzudur ki, yabancı sermayesi bizim emeğimize ve serveti sabitimize katılsın. Bizim için ve onlar için faydalı neticeler versin; fakat eskisi gibi değil!" 

Herkesin zihninde Yabancı Doğrudan Yatırımların (YDY) ülke ekonomisine pozitif etkileri olacağı, özellikle de istihdama olumlu katkılarının olduğu varsayımı mevcuttur. Ama gerçekler böyle midir? Her yatırım istihdama pozitif bir katkı sağlamakta mıdır? Özellikle de her yabancı yatırım olumlu mudur? 

Doğrudan yabancı yatırımların istihdam üzerindeki etkilerini araştırmak ilginç sonuçlara ulaşmamızı sağlıyor. 

Her yatırımın, her açılan işletmenin makro planda ekonomi ve ülke üzerine olumlu bir etkisinin olacağı muhakkaktır. Yapılan yatırımın büyüklüğüne göre, yatırım yapılan yerleşim yerlerinde pek çok olumlu hareketlilikler oluşur. Bölgede arazinin değerlenmesi, altyapı inşa çalışmaları, bölge sakinlerinin refah ve geleceklerine olumlu katkılar yapar. Yan sanayi şeklinde pek çok işletme açılır. Ayrıca, yatırımın büyüklüğü ile doğrudan ilgili olarak, işletme kendi bünyesinde çalıştırmak üzere mavi ve beyaz yakalı çalışanlar istihdam etmeye başlar. Hükümetlerin yabancı yatırımlar için can atmalarının ana sebebi istihdama katkılarıdır. Tabidir ki bu konu sadece ekonomiyi değil, sosyal bir sıkıntı olarak tüm toplumu etkileyen, ülkenin geleceğini ipotekleyen bir problemdir. İşsizlik insanların ve ailelerin günlük hayatlarında olduğundan daha fazlasıyla gelecekleri üzerinde kara bulutlar dolaştıran bir ruh halinin oluşmasına sebebiyet verir. Bu haliyle işsiz bir gencin veya mevcut işini kaybeden birinin geleceğine ait karamsar düşüncelerle kafasının dolu olması, normal karşılanan bir durumdur. Toplumsal bir yaraya merhem olabileceği ümidiyle devletler dışarıdan gelen büyük yatırımcıları her zaman desteklemek arzusunda olmuşlardır. Gelişmekte olan veya geri kalmış ülkelerde sermaye eksikliğinden ve teknolojik ekipmanlara sahip olamamaktan ve de en önemlisi kalifiye işgücünün eksik olması nedeniyle, dış yatırımlar, özellikle de gelişmiş ülkelerden gelen yatırımlar her zaman teşvik edilir ve desteklenir. Gelen yatırımın know-how tarzı teknoloji ile beraber işgücü kalitesinin de artmasına katkı sağlayacağı umulmaktadır. Böylece ülke teknoloji transfer ederken, vatandaşlar da çalışanlar olarak eğitim almış ve kalifiye eleman haline gelmiş olacağı umulmaktadır. 

"Barros ve Cabrol (2000), adlı iki araştırmacı, YDY çekmek için ülkeler arasında bir rekabetin olduğunu ve ülkelerin yüksek işsizliğe sahip olmasının YDY açısından daha çekici bir durum teşkil ettiğini dile getirmektedirler." (Peker ve Göçer). 

Peki, gerçekte YDY'ler bir ülke için iyi midir? Bu konuda yapılan pek çok akademik çalışma göstermektedir ki, YDY'lerin istihdama etkileri maalesef sanıldığı kadar olumlu değildir. 

Yabancı araştırmacıların yaptığı çalışmalarda YDY'nin işsizlik üzerinde ve ulusal refah üzerinde pozitif veya negatif etkilerinin olabileceği işaret edilmiş olmakla beraber olumlu etkisinin olduğu ispatlanamamıştır. Çalışmalarda genellikle olumlu bir etkinin olduğu yönünde bulgulara ulaşılmış olmasına rağmen kalıcı ve uzun vadeli olumlu etkileri olduğu söylenememektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse; 

"Andersen ve Hainaut (1998), adlı araştırmacılar OECD ülkeleri üzerine yaptıkları çalışmada ……YDY'nin işsizliği azalttığına ilişkin zayıf bulgular elde etmiştir. Hunya ve Geishecker (2005) çalışmasında, AB'ye üye olan Doğu Avrupa ülkelerinde YDY'nin nitelikli işgücünde daha fazla istihdam artırıcı etkisi olduğunu tespit etmiştir. Jayaraman ve Singh (2007), Fiji ekonomisinde, YDY, gayri safi yurt içi hâsıla (GSYİH) ve istihdam arasındaki uzun dönem ilişkisini incelemiştir. Elde edilen verilere göre istihdam, YDY ve GSYİH'den olumlu yönde etkilenmiştir" (Peker ve Göçer). 

Bu ilginç veriler yanında sendikalı olmanın da işçiler açısından olumlu neticeler vermediği saptanmıştır. 

"Zhao (1998), YDY'nin istihdam ve ücretler üzerindeki etkisini araştırdığı çalışmada, YDY'nin sendikaya bağlı olarak çalışanların ücret gelirlerini azalttığı; bununla birlikte, sendikaların ücretlerden çok, istihdamı öncelediği durumda, YDY'nin sendikalı çalışanların istihdamını olumsuz yönde etkilediği bulgusunu elde etmiştir" (Peker ve Göçer). 

Türkiye'de yapılan çalışmalarda da benzer neticeler elde edilmiştir. 

"Türkiye'ye son dönemde gelen YDY çoğunlukla şirket evliliği ve şirket satın alımı şeklinde olduğu için istihdam olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. K. Karagöz (2007) ise, Türkiye'de YDY ile istihdam arasında anlamlı bir etkileşim bulunmadığı sonucunu elde etmiştir. I. Aktar ve L. Öztürk (2009) ise, YDY'nin işsizliği azaltmada herhangi bir katkısının olmadığı bulgusuna ulaşmışlardır" (Vergil ve Ayaş). 

Vergil ve Ayaş'a göre, YDY'ler şirket evliliği veya şirket satın alma tarzı mevcut yatırımlara geldikleri için istihdama artı katkılarının olmadığı, hatta olumsuz etkileri olmaktadır. 

O halde YDY nasıl değerlendirilmelidir? Veya nasıl daha etkili hale getirilebilir? Yatırım için gelenlerin mevcut işletmeleri devralarak veya ortak olmakla yetindiklerini, ilave pek fazla yatırım yapmadıklarını mı düşünmeliyiz? Yatırım yapılan ülkeler genellikle geri kalmış veya gelişmekte olan ülkeler oldukları için işletmelerde atıl veya fazla eleman istihdam edilebildiği gerçeğinden hareketle, teknolojik ekipman ile gelen ve verimli çalışmak isteyen YDY'lerin bu durumda işçi çıkardıklarını mı düşünmeliyiz? 

Tüm bu sorular uzun vadede ülkemiz adına önemlidir. Ve cevapları verilmeli, buna göre yeni düzenlemeler yapılmalı, belki de teşvikler buna göre ayarlanmalıdır. Zira gelenlerin istihdama katkısı olmadığı gibi mevcut işletmelerimizin yabancıların eline geçmesi durumu da ortaya çıkmaktadır. 

Her ne kadar bu çalışmalar bize olumsuz neticeler gösterse de, ülkelerin YDY çekmek için nelere katlandıklarını, bu konuda pek çok teşviklere imza attıklarını biliyoruz. Ama görünen o ki ya uzun vadeli ve kalıcı bir planlama yapılmadığı için veya siyasi ve günü kurtarıcı düşüncelerle hareket edildiği içindir ki istenen neticeler elde edilememektedir. 

Kaynakça 

1-DPT. (2001): Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları Özel İhtisas Komisyonu Raporu: 532, Ankara 

2-Peker, O.ve Göçer, İ.(Ekim 2010) Yabancı Doğrudan Yatırımların Türkiye'deki İşsizliğe Etkisi: Sınır Testi Yaklaşımı: Ege Akademik Bakış, S: 1187 - 1194 

3-Vergil, H. ve Ayaş, N. (2009): "Doğrudan Yabancı Yatırımlarının İstihdam Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği", İktisat İşletme ve Finans Dergisi, 275: 89-114 

{seog:disable}

Uluslararası Pazar Araştırması Nasıl Yapılır?
İhracat Yöntemleri
 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın
Telif Hakkı © 2014-2020 Dış Ticaret Net. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: ZY
Cron Job Starts