Blog

İhracat, ithalat, lojistik, gümrük, pazarlama gibi çeşitli dış ticaret konularında öğretici ve bilgilendirici yazıların yayınladığı çok yazarlı bir blog platformudur. Bloga abone olmayı unutmayın.

1968 yılında Aydın’da doğdu. Yaklaşık yirmi yıl boyunca pazarlamacılıktan şirket yöneticiliğine kadar pek çok alanda çalıştı. Gazetecilik ve radyo programcılığı yaptı. Adnan Menderes Üniversitesi İşletme ve Uluslararası İlişkiler Tezli Yüksek Lisans bölümlerinde master yapıyor. Serbest olarak köşe yazarlığı, danışmanlık ve proje koordinatörü olarak görev yapmaktadır.

Özkan  Özkaya

İktisadi Tablo ve Fizyokratik Düşünce

The-Physiocrats
Esas gelir kaynağının ticaret, değerli madenler ve para olduğunu söyleyen ve böylelikle dış ticaretin gelişimine katkı yapan, sömürgecilik dönemini tetikleyen merkantilizm düşüncesine muhalefet ederek ortaya çıkan ve tarımın önemine vurgu yapılan fizyokrasi döneminin en önemli düşünürü Quesnay'dir. 18. yüzyılda önce Fransa'da başlayan fizyokrat düşünce daha sonra Almanya, İngiltere ve bütün Avrupa kıtasına yayılmış ve ardından da Amerika kıtasına geçmiştir. Fizyokrat felsefenin düşünce babası olan John Locke'un rasyonalist tarzı ve doğal düzene verdiği önem fizyokratlarca benimsenmiş ve yaygınlaştırılmıştır. Ülkelerin zenginliklerini altın ve diğer değerli madenlerle ölçmeye çalışan merkantilistlerin tersine fizyokratlar ülkelerin zenginliğinin tarımsal üretime göre belirlenmesi gerektiğini düşünmektedirler ve para onlara göre ikinci derecede önemlidir.
Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
295 Tıklanma
0 yorum
Özkan  Özkaya

Ekonomik Doktrinlerle Orta Çağ Sonrası Dış Ticaretin Gelişimi

mercantilism

1453'de İstanbul'un Türkler tarafından fethi ile sarsılan Batı dünyası yeni arayışlar içine girmişti. Özellikle yeni deniz yollarının bulunması ve yeni coğrafi keşifler ile Avrupa ülkelerinin ufku genişlemeye başlamıştı. Tüm bu hareketlerde ilk ve belki de tek hedef kendi ülkelerinin zenginleşmesi, daha güçlü olması idi. O günün büyük denizci ülkeleri bu harekette başı çekmekteydiler. Portekiz ve Cenevizli gemici ve maceracılar bu işlerde önde gidenlerdi. 1487 yılında Portekizli Barthelemy Diaz'ın Ümit Burnunu keşfi, 1492'de Cenevizli Christophe Colomb'un Amerika'yı keşfi ve 1498'de Vasco da Gama'nın Ümit Burnu üzerinden Hindistan'a ulaşması kritik ve önemli zaman dilimlerine işaret etmekteydi.

Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
452 Tıklanma
2 yorum
Özkan  Özkaya

Örgüt İklimi

Örgüt İklimi

​İklim kelimesi her ne kadar bir tabiat olayını tanımlıyor gibi dursa da örgütsel yönetim kavramları içinde örgütü ve içinde yaşananları en iyi anlatan bir kelimedir. 1960'lı yıllarda ilk defa Gellerman tarafından literatüre sokulan bir kelimedir. Gellerman örgüt iklimini örgütün kişiliği şeklinde düşünerek örgütü meydana getiren bireylerin olaylar karşısında takındıkları tavırların oluşturduğu ortamı tanımlamak için kullanmıştır (Gellerman 1973: 74). Gellerman'dan sonra Gilmer'de iklimi örgütü diğer örgütlerden ayıran en belirgin özellik şeklinde tanımlayarak kavramın içeriğini biraz daha geliştirmiştir. Kısaca iklim örgüte kimlik kazandıran, diğer örgütlerden ayıran, çalışan ve üyelerini etkileyen, onları yöneten ve yönlendiren bir ortamı tanımlamaktadır (Gilmer, 1971: 28).

Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
423 Tıklanma
0 yorum
Özkan  Özkaya

Örgüt Kültürü

Örgüt Kültürü

​İnsan toplulukları geçmişi ve geleceği ile bir bütündür. Bu bütünlüğü devam ettiren, sürdürülebilir kılan en önemli etken kültürdür. Örgütsel kültür toplumsal kültürün bir alt boyutu sayılabilir. Bu manada örgüt kültürü yaşanan çevreden etkilenir. Örgüt üyeleri yaşadıkları çevrenin kültürel öğelerini örgüte taşıyarak örgüt kültürünü şekillendirirler. Aynı zamanda örgütsel kültür örgütü ve üyelerini de yönlendirir. Bu bağlamda kültür, karşılıklı etkileşime sebep olan davranışlar, normlar, kurallar ve diğer alışkanlıklar bütünü olarak tanımlanır.

Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
1090 Tıklanma
2 yorum
Özkan  Özkaya

İş Arayışı ve Başarı Merdivenlerini Tırmanmak

İş Arayışı ve Başarı Merdivenlerini Tırmanmak

​İşe Başvuran = İB 

İnsan Kaynakları Müdürü = İK 

İB - Ben ayda 10.000 dolar maaş isterim.

İK - Biz çalışanlarımıza zaten en az 15.000 dolar veriyoruz. 

İB - Şirket aracı olarak BMW istiyorum. 

İK - Biz çalışanlarımıza Jeep Cherokee veriyoruz. 

İB - Saat 10.00'da gelirim, 15.00'te çıkarım. 

İK - Bizim çalışanlarımız evden çalışır. 

İB - Yılda 1 ay tatil isterim. 

İK - Biz çalışanlarımıza 2 ay veriyoruz. 

İB – Antalya'da tatilimi geçirebileceğim bir yazlık… 

İK - Biz çalışanlarımızı Hawaii'ye gönderiyoruz. 

İB - ŞAKA YAPIYORSUNUZ! 

İK - AMA ÖNCE SİZ BAŞLATTINIZ!

Devamını okuyun
Etiketler:
Bu iletiyi değerlendirin:
893 Tıklanma
0 yorum
Özkan  Özkaya

Yabancı Yatırımların Ülkelere Kattıkları ve Götürdükleri

Yabancı Yatırımların Ülkelere Kattıkları ve Götürdükleri

​Yabancı Doğrudan Yatırımlar (YDY), bir veya birden fazla uluslararası yatırımcının tamamına sahip olarak veya yerli bir veya birden fazla firma ile ortaklık halinde başka bir ülkede gerçekleştirdiği yatırımlardır. YDY, 1970 ve 1980'li yıllarda daha çok gelişmiş ülkeler arasında gerçekleşirken, 90'lı yıllarda gelişmekte olan ülkelere sıçramıştır, hatta teşvik edilmiştir. O yıllarda gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı borç krizi bunun temel nedenlerinin başında gelmektedir. Sonuçta, 1990'ların başında gelişmekte olan ülkelerin toplam yatırım hacmi içindeki payı %20'den az iken; bu oran, 1990'ların ortalarına doğru %40'lar seviyesine yükselmiştir (DPT, 2000: 1, 2).

Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
1247 Tıklanma
0 yorum
Özkan  Özkaya

Aile İşletmesi Nedir? Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma Nasıl Olmalıdır?

Aile İşletmesi Nedir? Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma Nasıl Olmalıdır?

​Dünyada mevcut faaliyette olan şirketlerin büyük çoğunluğu KOBİ tabir edilen işletmeler şeklinde yapılanmıştır. KOBİ'ler sayıca o kadar çoktur ki istihdam ve ekonomi üzerinde yoğun etkileri vardır ve bu durum onların hem ekonomi hem devlet hem de halk nazarında etkinliklerini arttırmaktadır. Dünyada, mevcut işletmelerin %65 ila %90'ı "aile şirketi" olarak tanımlanan KOBİ'lerden oluşmaktadır. ABD'de tüm işletmelerin %80'den fazlası, Kanada'da %70'i, İspanya için %80'i, İtalya için %95'i, İsviçre için %85'i, Türkiye için ise %95'i aile işletmesidir. Türkiye'deki aile işletmelerinin büyük bölümü ise küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler)'dir (1).

Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
1599 Tıklanma
0 yorum
Özkan  Özkaya

Avrupa Birliği Kurumlarını Tanıyalım

Avrupa Birliği Kurumlarını Tanıyalım

​Avrupa, tarihi süreç boyunca dünyanın siyasi ve konjonktürel yapısında önemli roller üstlenmiş ve etkili olmuş halkları ve devletleri içinde barındıran bir kıtadır. Özellikle de dünyanın gördüğü en kanlı iki savaşın yaşandığı bir yer olması ve arkasından gelen birlikte yaşama çabalarının getirdiği bir sonuç olan Avrupa Birliği (AB) projesi ile tarihte eşi benzeri görülmemiş bir yapısal evrim geçirmiştir. Bu özelliği nedeniyle pek çok araştırmaya, çalışmaya konu olmuştur. AB üzerine yapılmış binlerce çalışma, araştırma bulmak mümkündür. Biz bu kısa makalemizde AB üzerine yazılan ve Avrupa Birliği El Kitabı adlı Doç. Dr. M. Hakan Keskin'in kitabından alıntılarla AB kurumlarını anlamaya çalışacağız. Halen THK Üniversitesinde İşletme Fakültesi bölüm başkanı olan Dr. Keskin'in yayınlanmış dört kitabı mevcuttur.

Devamını okuyun
Bu iletiyi değerlendirin:
1191 Tıklanma
0 yorum

Bizi takip edin