Salı, 29 Kasım 2016
  4 Replies
  3.2K Visits
0
Votes
Geri Al
  Subscribe
Dış ticaret alanında çalışmak isteyen yeni mezunlar bazı sorunlarla karşılaşmakta. Ülkemizde yaşanan siyasi problemler bu alanı olumsuz etkiledi. Çok uluslu şirketler alım yapmıyor, Ankara ilini baz alırsanız ostim vb. sanayi ve ticaret bölgeleri kötü şartlar sunuyor. Hangi üniversiteyi bitirdiğiniz,dil bilmediniz, ikinci diliniz, öğrencilik boyunca içinde bulunduğunuz işler, projeler, almış olduğunuz sertifikalar geride kalıyor; stajlar da deneyim sayılmıyor. Kobiler bu alanda dar görüşlü, işverenler düşük ücrete razı olandan yana kullanıyor tercihini. Yeni mezun asgari ücrete çok yakın olan bu ücrete ve kötü şartlara razı olmalı mı? Yeni mezun staj(uzun dönem stajı) yapsa bile deneyimsiz midir? Her iş cv'de bir referans olduğundan yeni mezun nitelikli firma ve işveren tercih etmesi gerektiğini bilir. Başlangıçlar önemlidir. Değerli yorumlarınız ve önerileriniz için şimdiden teşekkürler.
Bu iletiyi değerlendirin:
bir aydan daha önce
·
#254
Onaylanan Yanıt
1
Votes
Geri Al
Öncelikle, belirttiğiniz kötü koşullar ve karamsar tablo sadece yeni mezunlar için değil, dış ticaret alanında tecrübeli ve işbilen birçok kişi için de geçerli. Benim tahminim bu tablo kısa vadede değişmeyecek ve belki daha da kötüleşecek. Yeni mezunlara tavsiyem maaşına ve koşullarına bakmaksızın tecrübe kazanmak için bir yerlerden başlamalarıdır. Diğer bir çıkış yolu da girişimciliktir, ama bunun için de bir yerlerde pişmek gerekiyor.
Bunun yanında, bazen işveren gibi düşündüğüm oluyor ve o zaman işverenlere de bazı konularda hak vermiyor değilim. Bu nazik bir şekilde nasıl ifade edilir bilmiyorum ama şöyle söyleyeyim; düşünün birisi gazetecilik bölümünden mezun oluyor ama 4 yıl boyunca bir tane bile röportaj veya haber yapmamış oluyor. Bırakın İngilizce'yi, doğru düzgün Türkçe yazı yazabilen insanı bile bulmak güçleşti. Yani üniversite mezunlarının niteliği konusunda da problemler var. Belki iyi üniversiteler istisnadır, bilemiyorum.
bir aydan daha önce
·
#254
Onaylanan Yanıt
1
Votes
Geri Al
Öncelikle, belirttiğiniz kötü koşullar ve karamsar tablo sadece yeni mezunlar için değil, dış ticaret alanında tecrübeli ve işbilen birçok kişi için de geçerli. Benim tahminim bu tablo kısa vadede değişmeyecek ve belki daha da kötüleşecek. Yeni mezunlara tavsiyem maaşına ve koşullarına bakmaksızın tecrübe kazanmak için bir yerlerden başlamalarıdır. Diğer bir çıkış yolu da girişimciliktir, ama bunun için de bir yerlerde pişmek gerekiyor.
Bunun yanında, bazen işveren gibi düşündüğüm oluyor ve o zaman işverenlere de bazı konularda hak vermiyor değilim. Bu nazik bir şekilde nasıl ifade edilir bilmiyorum ama şöyle söyleyeyim; düşünün birisi gazetecilik bölümünden mezun oluyor ama 4 yıl boyunca bir tane bile röportaj veya haber yapmamış oluyor. Bırakın İngilizce'yi, doğru düzgün Türkçe yazı yazabilen insanı bile bulmak güçleşti. Yani üniversite mezunlarının niteliği konusunda da problemler var. Belki iyi üniversiteler istisnadır, bilemiyorum.
bir aydan daha önce
·
#255
2
Votes
Geri Al
Gizem hanım, bu bahsettiğiniz sorunlar herkes için geçerlidir. Siz kendinizi uluslararası bir işletmede İK müdürü veya kendinize ait bir işletme varmış gibi hayal edin ve sizin şu an sahip olduğunuz vasıflarda biri gelse onu işe alır mısınız? düşünün. İşverenler için şu an seçenek çok. Her yıl binlerce genç mezun oluyor. Bu aslında rekabetçi bir piyasa şartının sonucu. Aynı şey ticarette de var. İster dış ticaret ister iç piyasa olsun, iş yapmak istiyorsanız ciddi ve çoğu kez öldürücü (vahşi kapitalizm) bir rekabetle karşı karşıyasınız. İşe alınma prosedürlerini aşabiliyorsanız piyasada iş yapabilme kabiliyeti edinmişsiniz demektir. Zira işveren sizden malının satışı için ciddi bir gayret beklemektedir. Yani masa başı iş yapıyor olsanız dahi terlemeniz, olağanüstü efor sarf etmeniz gerekebilecektir.
Size Zafer beyin tavsiyesine kulak vermenizi öneririm. Küçükten olsun, az maaşlı olsun bir işe başlayın. Bu arada eğitim, dil, genel kültür, gazete, haber vb. şeylerle kendinizi sürekli GÜNCELLEYİN. Basamakları adım adım çıkmayı hedefleyin. Belki ileride kendi işinizin patronu olursunuz. Ve hiç bir adımı küçümsemeyin. UNUTMAYIN EN UZUN KOŞU BİLE İLK VE EN KÜÇÜK ADIMLA BAŞLAR. Kolay gelsin.
bir aydan daha önce
·
#277
1
Votes
Geri Al
Gizem merhaba, üstadlarım Zafer ve Özkan beyin tüm söylediklerine imzamı atabilirim. Öte yandan kendi tecrübelerimi de paylaşmak isterim;

İşveren ne ister?::::::İşveren veya kurumsal firmalarda yatay ve dikey kariyer hareketlerini onaylayanlar en çabuk, en az maliyetli ve kendilerine en fazla faydayı sağlayacakları çözümleri ararlar. İşin başındayım bu zorluklarla nasıl başa çıkacağım deme :))) Önce kendini tanıman lazım, kendini tanımak çok önemli ve bazen yıllar alabiliyor. Eğer doğru alanı seçtiysen hemen o alanda bileziklerini artır. İki bankada 16 yıl KOBİ de çalıştım, danışmanlık eğitimlerimi aldım. Bazen 2 yıllık iyi bir peynir ustasının çoğu mühendisten yüksek maaş aldığını gördüm.

Aile şirketi ya da kurumsal bir firmada çalış, fark etmez herkesin yanlış yorumladığı çevre, network olayını anlamaya çalış. İnsanlar neden seni tavsiye etsin, önersin? Çok basit bir cevabı var kimse güzel yakışıklı çok çalışan olduğu için değil kendisine fayda sağladığın zaman tavsiye ve önerilerde bulunur. Örneğin yöneticinin bir projesinde önemli bir rol almış ve çözmüşsen (bazen yarım saatlik bir man hour ile bile) o kişiyle artık sağlam bir network kurmuş olursun. Küçük işletmelerde de durum aynı neden seninle çalışsın ? Ya işletmeye ciddi bir gelir sağlayacağını ya da cost/income oranında ciddi bir gider azaltımı sağlayacağını düşündürmen lazım. KOBİ patronları belirttiğin gibi dar görüşlü değil, onlar binbir zorlukla kendi işletmelerini kurabilen, bütün riskleri üstlenen girişimcilerdir. Kendi işlerini geliştirecek bir insanı inan ki hemen anlarlar ve seninle çalışmak için can atarlar. Üstadların da belirttiği gibi meziyetleri artırmak, koldaki bilezikleri artırmak çok önemli.

Saygılarımla,
  • Sayfa :
  • 1
Henüz bu iletiye bir yanıt yazılmamış.
Bu iletiye ilk yanıt yazan siz olun!