Recent Comments

The person has not posted any comments on the site yet
  1 yıl kadar önce
Mustafa Arda Bey, En başta yazınız için teşekkür ederim. Devamını ve farklı alanlarda ki yazılarınızı bekliyorum. Diğer taraftan bence yazınız biraz eksik kalmış. GTİP konusunda ana ham-maddeler sıralamasının dışında bir ürünün, ister ihracatta isterse de ithalatta farklılık göstermektedir. Farklı bir deyişle, ihracatta sizin yolladığınız ve kesin emin olarak durduğunuz bir ürün GTİP numarası, rakibinizin aynı ülkeye yollarken farklı bir GTİP kullandığını görebilirsiniz. Bu durumda hangisi doğru? Sizin ki mi? Yoksa rakibinizin mi? (rakip konusu sadece TR'den yollanan ürünler için geçerli olan bir şey değildir. Aynı zamanda uluslararası alanda olan rakipleriniz için de söz konusudur). Bunun önüne ne yazık ki geçilemiyor. Genel anlamda ihracat rakamları yüksek olan firmalar (veya özel talebe bağlı işlem dahilinde) koruma önlemi alarak GTİP ve ülke kodlamasını kapatabilir. Yine de İstatistik Kurumu, GTİP numarasını kullanarak bunu istatistiksel olarak bilgilendirme dahilinde kullanmaktadır. (Not: [i]Buraya eklenmesi gereken çok bilgi var ancak fazla zamanım olmaması nedeniyle yazamıyorum. Zaman yaratabildiğim vakit eklerim[/i]). İthalat aşamasında kullanılan GTİP numaralarının vergisel anlamda etkinliği olduğu gerçeği ise ortadadır. Bence buraya eklenmesi gereken, gümrük işlemleri aşamasında GTİP numaralarının ne işe yaradıkları (ihracat ve ithalat), BTB'nin ne işe yaradığı, neden verildiği GÇB'lerde GTİPlerin yeri v.b. gibi bilgilerin genel bir içeriğinin olması daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Elbette bahsettiğim konular çok fazla bilgi aşamasında olabilir. Yine de bir blog anlamında bilgi veriliyorsa "kısa kısa" da olsa başlıklar halinde, Zafer beyin söylediği gibi sıkmadan :D Saygılar
Added a comment in Akreditif ve İşleyişi
  1 yıl kadar önce
Ahmet Bey; % lik bankadan bankaya değişebilir. Sizin bankayla ne kadarlık bir limitle işlem yaptığınıza bağlıdır diye biliyorum. 50.000 Euroluk işlemlerde eğer bankada dönen yıllık nakit akışınız 4 - 5 milyon euro üzerindeyse düşük veya hiç olmayabilir Sadece masraf girdisi olabilir. Tamamıyla sizin ile bankanız arasındaki olan "duygusal" ilişkiye bağlıdır.
Added a comment in Akreditif ve İşleyişi
  1 yıl kadar önce
Kübra Hanım Merhaba; En başta yazınız için tebrik ediyorum. Konu hakkında kendi bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Keşke yazınızı biraz daha ayrıntılı bir hale getirip öyle kaleme alsaydınız. Lütfen bu sözlerimi yanlış almayın ve sizi üzmesin yada tersine cesaretlendirmesin. Bu platformda daha farklı kişilerin yazılarını ve düşüncelerini okumak her zaman mutlu olduğum ve cesaretlendirme içerisinde bulunduğum noktalardan biridir. Benim geçmiş tecrübelerimden edindiğim bilgiler doğrultusunda, ne yazık ki bizim bankacılık sistemi içerisinde, akreditif işlemini gerçekleştirme aşamasında, bu görevde olan kişilerin yeterli tecrübeye, pratiğe haiz olmadıklarını gördüm ve halen daha da görmekteyim. En büyük sorun merkezi noktasında bulunan kişiler konuları biliyor olabilir, ancak iş yoğunluğundan her işleme yetişemiyorlar. Bu nedenle şubelerde bulunan kişilerde tecrübesizlikten ve pratiksizlikten işlemi rezerve çıkartıp aradan sıyrılmayı biliyorlar. [i][b]"[/b]Ne kadar enteresan değil mi? "pratik-sizlik" demek, hele ki bu tip bir konuda. Bazıları diyecek bunu okurken Dış Ticaret niri... Akreditif bilgisi niri diye.. ama hepsi bir bütünün içerisinde önemlidir. Akreditif her ne kadar bir bankacılık işlemi olsa da, özelikle ek şerhler konulmuş bir akreditife işlem yapılması konusunda "dış ticaret" bilginiz ve bunu nasıl uygulamanız gerektiğini bilmeniz gerekir, diyerek asıl konuya geri dönelim[b]"[/b][/i] :p Yukarıda atladığınız birkaç bilgi mevcuttur, hepsini burada ifade etmek istemem, ama önemli olan ve yazılması gereken iki başlık var: "[b]Muhabir Banka - Teyit Bankası[/b]" Esasında bu bir sorundur. Çoğu zaman akreditif satışlarında, birden bire bakarsınız, hazırlamış olduğunuz Proformaya istinaden açılan akreditif işlemin de sizin verdiğiniz banka bilgileri yerine, hiç sevmediğiniz, çalışmadığınız yada adını sanını sadece köşelerde duyduğunuz bir bankadan size akreditif ihbarı yapılmış. Hoppala ..... al başına bir sürü sorunu... [i][b]"[/b]Bu işlem vice-versa da olabilir. Sizin açtığınız akreditif metni "Amir" bankanıza vermiş olduğunuz talimat doğrultusunda bile olsa, müşterinize ihbar edilen banka, onun bankası olmayabilir ve karşınıza birden bire ek komisyon masraflarını sizden talep eden bir müşteri bulabilirsiniz. Birçok durumda bu sizin satış rakamlarınız dan yapacağınız bir "discount" ile çözüme kavuşabiliyor ki buda çok göze bakmayan komisyonlardan söz konuysa. Bazı durumlarda komisyon miktarı yüksek olabilir ve buda ihracatınızı bozabilecek seviyeye gelebilir. Hele ki, %5 lerde kalan bir kardan söz ediyorsak. İhracat yapacaksınız diye uğraştığınız ceremeye bir bakın hele....[b]"[/b][/i] :( USD veya EURO açtığınız akreditifler bankacılık sistemi üzerinden direkt olarak müşterinizin hesabına düşmemektedir. Sizin bankanızın bağlı olduğu uluslararası nakit akışı sisteminde, bankanızın "muhabir" bankası olmayabilir. Bu durumda sizin bankanızın bu muhabir bankayla çalışması için arada her iki bankanın da "muhabir" sisteminde olduğu ek bir banka daha devreye girerek "ihbar" işlemini yapabilir. Bunun da olması demek ek bir komisyon ücretidir (100-200 USD - Bankadan bankaya değişir). Çoğu banka şubesinde "dış ticaret" çalışanlar bunu bilmeyebilirler yada bildikleri halde işlemi sadece yapıp geçmek istediklerinden dolayı (ek evrak işlemi) bunu müşterisine paylaşmaz ve akabinde ister siz, isterse de size açılacak olan akreditif işlemi farklı bir bankaya düşebilir. Burada bir dış ticaret uzmanı olarak , görev yine [b]"size"[/b] düşmektedir. Bunun önüne geçmek için, önceden ev ödevinizi yapmanız gerekir. İster alın, isterse de satın, her iki durumda da akreditif işlemine başlamadan önce, karşıdan banka bilgilerini isteyin ve sizin bankanızdan muhabir listesinde olup olmadığına bakmasını isteyin. Aynı şekilde onun da yapması gerekir. Bazı durumlarda sizin bankanız muhabir listesinde gözükmesine rağmen, karşı tarafta gözükmeyebilir. Bunu öğrendikten sonra ister siz veya karşıdan akreditif açmasını isteyin. Bitti mi? Hayır.... birde işin "confirmed" kısmı var. Size gelecek olan akreditif mutlaka "confirmed letter of Credit" olmasına bakın. "unconfirmed" akreditif tehlikelidir ve çoğu zaman arkası boştur. Unutmayın, yaptığınız işleme ait para sizin değildir. Emanetten orada bu işi yapıyorsunuz (sözüm bunu okuyan çalışanlara, patronlar için bir şey diyemem. Belki de adam zengindir riske atmayı seviyordu diyelim o zaman), Kendinizi güvenceye almadan bu tip bir işlemi yapmayın. Emin olamıyorsanız, daha profesyonel birisinden "profesyonel" yardım alın ve size yol göstersinler. Söz konusu sorunu aşmanın yolu "teyit bankası" kullanmaktır. İki türlü teyit vardır. Eğer sizin istediğiniz gibi akreditif, bankanıza düşmüşse, bankanız size ben bu işleme teyit veriyorum diyebilir. Bazı durumlarda, bankanıza düşmüşse bile teyit vermeyebilir (bazı eski doğu blok ülkeleri, bazı Türki cumhuriyetler, bazı Afrika ülkeleri ve bazı orta asya ülkelerinden gelen akreditifler de olabiliyor). Bu durumda size ihbarı yapan bankadan (size masrafı oluşmak kaydıyla) bu muhabir bankaya teyit veren bir "teyit bankası" bulmasını isteyebilirsiniz. Bazı "büyük" görünümlü bankalar uluslararası alanda geniş bir yelpazeye bağlı olmadıklarından dolayı çoğu zaman bu işlemi yapamazlar. İşte bu noktada çalıştığınız bankaya giderek açıkta olan ve farklı bir bankaya düşen akreditifi kendi bankanıza çektirmeniz için en uygun zamandır. "teyit bankası" bu işlemi yapabilme kapasitesine sahiptir. Bankanızın size verdiği "teyit banka" bilgileri ile birlikte, bankanız bilgilerine de içeren açıklamayı, size akreditifi açan müşterinizden, bankasına bu değişikliği yapmasını istemenizdir. Bir iki gün içerisinde sorun halledilmiş olur. [b]"[/b]Muhabir-Teyit[b]"[/b] için Önemli olan detaylardan birkaçı.... Saygılar,
  1 yıl kadar önce
Cömert bey; Yorumunuz için teşekkür ederim. Bir iki ufak ekleme yapmak isterim. "yine de fiyat indirimi yerine katma değeri daha fazla ürünlere yer verebilir miyiz" - Buna katılmıyorum. Nedeni ise yeni bir ürünün piyasaya girmesi ile hali hazırda var olan bir ürünün, bulunan piyasada yer edinmesi daha kolay ve verimli olur (tabi ki ürünün tipine ve bulunduğu sektöre göre - bu daha çok FMCG ürünleri ve toptancılara yönelik yapılacak zamanlı kampanya metotlarıyla olabilir). Yeni bir ürün ise muadili (yan sanayi - direkt ana ham madde niteliğinde), size rekabet sağlayabilir. Markalaşma anlamında yeni bir ürünün piyasaya girmesi ise ayrı bir zaman harcanması ve ön hazırlıklarının tam olarak yapılması anlamına gelmelidir. Şu an, özellikle otomotiv, inşaat malzemesi yan sanayicileri ve tekstilciler için güzel bir fırsattır. Değerlendirmeleri gerekir. Sizin diğer sorunuz içinse, sizin gibi bir çok işletme satacakları ürünlerin maliyet muhasebelerin deki olan eksiklikten dolayı bu dilemma içerisinde kalabiliyorlar. Halbuki devriniz yaklaşım metodunuzun, ister maliyet anlamında isterse de satın alma tedarikçisi (sizin yan sanayileriniz için - bence uyanıklık yapıyorlar) değiştirilmesi anlamına gelmektedir. Saygılar
  1 yıl kadar önce
Zafer Bey, Yorumunuz için teşekkür ederim. Şu devirde, bir firma ihracat yapamıyorsa kesinlikle profesyonel yardım alması gerekir. Kendini sorgulamalıdır.
Unable to load tooltip content.
Telif Hakkı © 2014-2020 Dış Ticaret Net. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve Geliştirme: ZY
Cron Job Starts